Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

VİTRİN VAR, HİZMET YOK: ARNAVUTKÖY’ÜN KADERİ BU MU OLACAK?

“Dünyanın en büyük havalimanına komşusunuz ama evinizden çıkıp iki sokak öteye gidemiyorsunuz. Şehrin vitrini milyonluk bütçelerle parlatılırken, kapınızın önündeki çamur ve trafik kadere mi dönüşüyor? Bugün Arnavutköy’ün lavanta kokulu sosyal medya görsellerinin arkasında gizlenen o acı altyapı gerçeğini konuşuyoruz.”

"Dünyanın en büyük havalimanına komşusunuz ama evinizden çıkıp iki sokak

Dünyaya açılan devasa bir havalimanının hemen yanı başında yaşayıp; her yağmurda sokakları göle dönen, trafiği adeta kilitlenen bir ilçede “lavanta kokulu” paylaşımlarla günü kurtarabilirsiniz. Ancak o lavanta kokusu; yetersiz altyapının ve tıkanan yolların çilesini örtmeye yetmiyor!

Trafik ve Üst Yapı: Kaosun Merkez Üssü İstanbul’un dışa açılan en stratejik kapısı olan Arnavutköy, ana ulaşım aksları yerine daracık ara sokaklara yönlendirilen trafiğin kurbanı olmuş durumdadır. İçinde bulunduğumuz dönemde ilçeye giriş ve çıkışlar tam bir keşmekeşe dönüşmüş; bölge halkı her gün saatlerce süren bir çileye mahkûm edilmiştir. Dev bütçelerin konuşulduğu yerde üst yapı vizyonu, trafiği kilitlenen mahalle aralarından öteye geçememiştir.

Altyapı: İlk Yağmurda Teslim Olan Şehir Hizmet ürettiğini beyan eden anlayışın gerçekliği, maalesef her hafif yağışta test edilmektedir. Yetersiz mazgallar, plansız su giderleri ve ihmal edilen altyapı yüzünden cadde ve sokaklar dakikalar içinde göle dönmektedir. Araçların sular altında kaldığı, yayaların kaldırımda yürüyemediği bu tablo; gelişen bir kentin değil, kaderine terk edilmiş bir coğrafyanın göstergesidir.

Hizmet Anlayışı: Gerçek Hizmet mi, Sosyal Medya Algısı mı? Gerek büyükşehir gerekse ilçe yönetimi, asli görevleri olan ulaşım ve altyapı sorunlarını çözmek yerine sorumluluklarından uzak bir tutum sergilemektedir. “Bağ-bahçe işleri, ürün satışları ve lavanta tarlaları” ile süslenen halkla ilişkiler (PR) çalışmaları, vatandaşa sorunların çözüldüğü algısını pompalamaktan öteye gitmemektedir. Belediyecilik, sosyal medyada renkli görseller paylaşarak görünürlük sağlamak değil; halkın icraatı bizzat sahada hissettiği bir yönetim anlayışı sunmaktır.

Halkın Hayatında Ne Güzelleşti? Süslü manşetleri ve günlük paylaşımları bir kenara bıraktığımızda gerçeklerle yüzleşmek zorundayız: Arnavutköy halkının günlük hayatında tam olarak ne güzelleşti?

  • Yolda geçen saatler mi azaldı?
  • Su basan evlerin ve dükkânların mağduriyeti mi bitti?
  • Yoksa sadece takip edilen sosyal medya hesaplarının görselliği mi arttı?

Halkın beklentisi algı yönetimi değil; işleyen yollar, su altında kalmayan sokaklar ve insan onuruna yakışır bir altyapıdır. Çünkü gerçek hizmet ekranda beğeni toplamakla değil, sahada halkın çilesini bitirmekle ölçülür.

Salih SÜTLAN

Gazeteci / Yazar / Şair