Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Vitrin Belediyeciliği ve Arnavutköy Gerçeği

Havalimanına komşu, altyapıya muhtaç! Arnavutköy’de vizyon projeleri mi, yoksa vitrin belediyeciliği mi kazanıyor? Gazeteci Salih Sütlan kaleme aldı.

Havalimanına komşu, altyapıya muhtaç! Arnavutköy’de vizyon projeleri mi, yoksa vitrin

Salih SÜTLAN / Gazeteci- Yazar- Şair

Siyaset tarihimiz kadar “açılış” sevdalısı, görsel şovlarla yaşamayı seven başka bir toplum var mıdır, emin değilim.

Seçim virajları veya siyasi değerlendirme dönemleri yaklaştığında ritüel hiç değişmez: Yollar aniden taranır, kaldırımlar makyajlanır ve tabiricaizse “gazoz kapağı” büyüklüğündeki hamleler dahi görkemli törenlerle kamuoyuna sunulur. Bugün yine o tanıdık sahnenin eşiğindeyiz. Bu kez sahnenin tam merkezinde ise stratejik konumuyla öne çıkan bir ilçemiz var: Arnavutköy.

Unutulan Sözler ve Büyüyen Ulaşım Çilesi

Tarih 2010… Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi tarafından Arnavutköy halkına açık bir söz verilmişti:

Hatipler – Arnavutköy Tramvay Hattı.

O günden bu yana köprünün altından çok sular aktı; makamlar ve isimler değişti. Her gelen yönetim bu vaadi tazeleyip dosyaların ilk sayfasına yazsa da elde kalan tek şey koca bir belirsizlik oldu. Bugün İstanbul Havalimanı’na ev sahipliği yapan ve adeta “Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı” konumunda bulunan Arnavutköy; yetersiz toplu taşıma ve eksik altyapı nedeniyle çileli bir trafiğe mahkûm edilmiş durumdadır. İlçe, ne büyükşehir belediyesinin makro projelerinde hak ettiği önceliği görebilmekte ne de merkezi idarenin ana arter çözümlerinde tam karşılık bulabilmektedir.

Köstebek Yuvası Yollar, Bakımsız Sosyal Alanlar…

Mahalle aralarına girildiğinde karşılaşılan tablo, makyajlanmış reklam afişlerinin aksini söylüyor: Bozulmuş yollar, yetersiz altyapı ve bakım bekleyen sokaklar… Vatandaşın nefes alması gereken mesire ve yeşil alanlar ise ilgisizlikten amacına hizmet edemez hâlde.

Temel hizmet eksiklikleri ortadayken; sembolik projelerin “devasa bir belediyecilik başarısı” gibi sunulması trajikomik bir tezat oluşturmaktadır. Asli görev olan yol yapımı, altyapı ve çevre düzenlemesi ikinci plana itilirken, algı yönetimiyle durum örtbas edilmeye çalışılmaktadır.

Sorumluluk Paslaşması ve Mağdur Olan Halk

Bölgedeki aksaklıklar gündeme geldiğinde tam bir yetki karmaşası yaşanıyor: İlçe belediyesi sorumluluğundaki alanlarda aksaklık olunca top Büyükşehir’e atılmakta, Büyükşehir tarafında ise sorumluluk ilçe belediyesine paslanmaktadır.

İki idare arasındaki bu bürokratik ve siyasi kısır döngü sürerken, olan her gün bozuk yolları kullanmak zorunda kalan Arnavutköy halkına olmaktadır.

Hizmet Algıyla Değil, Kalıcı Eserle Ölçülür

Halk; kimin samimiyetle taş üstüne taş koyduğunu, kimin ise sorumluluktan kaçarak PR hamleleriyle vitrin süslediğini gayet iyi analiz eder.

Temel altyapı sorunlarının üstü duyuru afişleriyle kapatılamaz. Vatandaş; süslü pankartlarla değil; çukursuz yollarla, erişilebilir sosyal alanlarla ve tutulan sözlerle ikna olur.

Işıklar söndüğünde geriye sadece üretilen hizmet kalır. Arnavutköy’de bu yönetimsellik testini verenlerin tecrübe edeceği gerçek tam olarak budur.