Yerel Basına Baskı ve “Biat” Düzeni başladı.
Yerel basın, bir kentin vizyonu ve denetim mekanizmasıdır. Ne yazık ki bugünlerde yerel basın ya yok sayılıyor ya da finanse edilerek himaye altına alınmaya zorlanıyor. Eleştirel kalemlerin birer birer düşürüldüğü, özgür basının susturulduğu bir yerde, yöneticiler istedikleri kadar süslü projeler açıklasınlar; o projelerin halkta bir karşılığı olamaz.
Eleştiren, yanlışları söyleyen bağımsız bir yerel medya olmayınca ortaya çok tanıdık bir tablo çıkıyor: Saray şaklabanlarının “Çok yaşa padişahım, en doğrusunu siz bilirsiniz!” havası…
İlçelerin etrafını saran bu “küçük padişahlar” ve onların etrafındaki alkış tutan zihniyet, gerçeği söyleyen sesleri bastırdıkça kendilerini kusursuz sanmaya başlıyorlar. Fakat tarih bize göstermiştir ki; o saray havasına kapılanlar ilk tökezlediğinde, en çok alkışlayanlar yine aynı hızla “Biz zaten biliyorduk, başından beri yanlıştı” diyerek ilk taşı atanlar onlar olacaktır.
Reklamlarla Şehir Yönetilmez, Şovlarla Halkın Karnı Doymaz
Sosyal medya ordularıyla algı yönetmek, belediyecilik veya siyaset değildir. Şovla, göz boyamayla ve günü kurtarma taktikleriyle ne bir il ne de bir ilçe yönetilebilir. Bir yönetimin başarı kriteri, sponsorlu sosyal medya gönderilerinin etkileşimi değil; vatandaşın kapısını kapattığında hissettiği huzur ve güvendedir.
Dileğim ve temennim şudur ki: Vatandaşımız, dert dinlemek yerine fotoğraf çektirip giden, eleştiriye tahammülü olmayan ve güç elindeyken kendisini ilçe padişahı sanan bu samimiyetsiz siyasi güruhlara prim vermemesinde.
Çünkü siyaset, kameraların bittiği ve vicdanın başladığı yerde yapılır. Saygılarımla
Salih SÜTLAN
Türkiye Kent Haber
Genel Yayın Yönetmeni
