Güç Zehirlenmesi ve Nezakete Bürünen Mecburiyetler
Bir ilçede iş insanı yatırımlarının akıbetinden endişe ediyorsa, esnaf rızkını koruma kaygısıyla istemeyerek de olsa “evet” demek zorunda kalıyorsa, halkın sesi olması gereken muhtar lafını tartarak konuşuyorsa; orada sağlıklı bir kamu yönetiminden söz edilemez.
Bugün Arnavutköy’de sivil toplum kuruluşlarından mahalle esnafına kadar geniş bir kesim, mevcut yönetim anlayışının karşısında görünürde bir uyum sergiliyor olabilir. Ancak bu uyum, bir takdirin değil; idari yetkilerin gölgesinde oluşan çaresiz bir kabullenişin eseridir. Yüzlere oturtulan o yapmacık tebessümler, yönetim katında “her şey yolunda” illüzyonu yaratabilir; fakat sokaktaki gerçeklik bambaşkadır.
Parklar Yapılıyor Ama Yollar ve İmar Hâlâ Kördüğüm!
Seçim yaklaştıkça peş peşe açıklanan projeler, alelacele kurdeleleri kesilen parklar dikkatlerden kaçmıyor. Elbette park yapmak kıymetlidir ancak her mahalleye serpiştirilen bu ufak dokunuşlar, kentin köklü sorunlarını örtmeye yetmiyor.
Arnavutköy’de yıllardır süregelen imar belirsizliği, birçok mahallenin hâlâ çözülemeyen altyapı ve kaldırım yetersizliği kanayan bir yara olarak duruyor. Birçok sokak asfalt yüzü görmemişken, milyarlık tesis açılışları yapmak vatandaşa şu soruyu sorduruyor: “Bu projeler hizmet için mi, yoksa sadece vitrin için mi?”
Üstelik ulaşım çilesi de cabası… Arnavutköy’e girmek ya da ilçeden çıkmak adeta kentin etrafında döne döne adeta tavaf etmeyi gerektiriyor. Bu tablo mu modern kenti ve planlı şehircilik anlayışını simgeliyor?
Masallardaki gibi: “Kral Çıplak!” Demek İçin Gün Sayılıyor
Göz ardı edilen en temel kural şudur: Sessizlik, rıza göstermek demek değildir.
Baskı ve endişe ortamı geçici iktidarlar yaratabilir; ancak bu durum, halkın ve kentin hafızasını silmeye yetmez. Bugün gücünü ve makamını korumak adına her şeyi kontrol altında tuttuğunu sananlar; etraflarındaki kalabalığın sadakatten değil, mecburiyetten orada durduğunu anlamayacak kadar körleşmiş olabilir.
Sandık günü geldiğinde, o sahte gülümsemelerin ve zoraki alkışların ardındaki dip dalga mutlaka yüzeye çıkacaktır. Etrafındaki pembe tablolara kanıp gerçekleri görmeyenler, o gün halkın iradesiyle karşı karşıya kalacak ve masaldaki o yalın gerçekle yüzleşecektir: “Kral çıplak!”
Koltuklar Geçici, Kentin Hafızası Kalıcıdır
Arnavutköy; esnafıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, muhtarlarıyla ve vizyoner iş insanlarıyla hak ettiği özgür, adil ve kucaklayıcı yönetim anlayışına elbet kavuşacaktır. Gücünü makamın nüfuzundan değil, halkın samimi sevgisinden alan bir yönetim inşa edilene kadar; gerçekleri dile getirmeye ve kentin vicdanı olmaya devam edeceğiz.
Salih SÜTLAN
Türkiye Kent Haber
Genel Yayın Yönetmeni
