Son yıllarda sadece Arnavutköy’ün değil, Türkiye genelindeki pek çok yerel yönetimin en çok tartışılan ve kamuoyunda eleştiri oklarının hedefi olan yönlerinden biri hiç şüphesiz: Sosyal Medya Belediyeciliği.
Dijital mecraların sunduğu o parıltılı, kusursuz dünya ile sokağın çıplak gerçekleri arasındaki makas açıldıkça, vatandaşın şu haklı sorusu çok daha yüksek sesle yankılanıyor:
“Biz ekrandaki şık videolara mı oy verdik, yoksa kapımızın önündeki hizmete mi?”
Arnavutköy özelinde bu çelişkinin bu kadar göze batmasının ve sorgulanmasının arkasında, rasyonel ve çok somut sebepler var.
Işıltılı Algı ve Gri Gerçeklik Arasındaki Uçurum
Sosyal medya belediyeciliği, doğası gereği “hızlı, estetik ve sorunsuz” bir illüzyon vadeder. Bir parkın drone ile çekilmiş 4K çözünürlüklü videosu, açılışı yapılan şık bir kütüphane ya da X (Twitter) üzerinden vatandaşa verilen o sempatik, esprili yanıtlar… Bunlar, modern çağın kitleleri ikna etmekte kullandığı algı yönetiminin temel taşlarıdır.
Ancak Arnavutköy sokaklarına adımınızı attığınız anda, telefon ekranındaki o parıltılı filtre kaybolur ve yerini gerçeklere bırakır:
- Büyüme Sancıları ve Altyapı: Arnavutköy; İstanbul Havalimanı gibi devasa küresel projelerin merkezinde yer alan, hızla büyüyen bir bölge. Ancak bu mega dönüşümün gölgesinde, ilçenin kılcal damarları hala köyden kente geçişin sancılı altyapı sorunlarıyla boğuşuyor.
- Vitrin Projeleri vs. Temel Haklar: Bir yanda sosyal medyada sürekli “her şey mükemmel” havası estiren paylaşımlar; diğer yanda ise günlük hayatında toplu taşıma yetersizliğiyle, imar çıkmazlarıyla, kışın çamurlu yazın ise tozlu yollarla mücadele eden bir halk… Bu iki dünya arasındaki mesafe büyüdükçe, dijitaldeki o sempatik dil vatandaşa samimi gelmemeye başlıyor.
Makyaj Neden Tercih Ediliyor? (Pratik Matematik)
Yerel yönetimlerin algı belediyeciliğine sığınmasının arkasında aslında çok pratik, adeta “maliyet-fayda” hesabı güden bir matematik var:
Bir ilçenin kronikleşmiş imar, ulaşım ya da kanalizasyon sorununu çözmek milyonlarca liralık bütçe, yıllarca sürecek sabırlı bir çalışma gerektirir. Üstelik bu çalışmalar yerin altında kaldığı için çoğu zaman “görünmez” ve hızlı bir siyasi ranta dönüşmez.
Buna karşılık; estetik bir parkın veya sosyal tesisin videosunu çekip sponsorlu reklamla yaymak birkaç saat ve çok küçük bütçeler gerektirir. Ama binlerce kişiye ulaşarak anında yapay bir ” şöylebaşarı” hissi yaratır. İşte bu, hizmetin kendisinden ziyade reklamının üretilmesi tercihidir.
Bu İllüzyon Ne Zaman Bozulur?
Kamuoyunda bir süredir gözlemlenen “PR ve algı yorgunluğu”, bu yapay dünyanın son kullanma tarihinin yaklaştığını gösteriyor. Gerçeklik algısı genellikle şu üç aşamada kırılır:
- Günlük Konforun Kaybı: Sosyal medyadaki estetik gönderiler, durakta 40 dakika otobüs bekleyen ya da sokağındaki çöpü alınmayan vatandaşın yaşadığı mağduriyeti unutturamaz. Fiziksel zorluk, dijital illüzyonu her zaman alt eder.
- Kriz Anları (Gerçeklik Testi): Yoğun kar yağışı, aşırı yağmurlar veya altyapı yetersizliğinden kaynaklanan su baskınları gibi kriz anlarında “sosyal medya belediyeciliği” tamamen çöker. Ekrandaki şirinliklerin sokaktaki çamuru temizleyemediği o an, sorgulamanın zirve yaptığı andır.
- Sandığın Ağırlığı: Vatandaş, tercihini sadece “görünen reklam üzerinden” değil, kapısının önündeki reel hizmet kalitesi üzerinden yapmaya başladığında; yerel yönetimler de reklam bütçelerini değil, şantiye bütçelerini artırmak zorunda kalırlar.
Son Söz: Sokak Her Zaman Kazanır
Arnavutköy gibi dinamik, gelişime açık ve ihtiyaçları her geçen gün katlanarak artan bir bölgede, halkın somut hizmet beklentisi sosyal medya estetiğini her zaman yenecektir. Kamu kaynaklarının, “beğeni” ve “etkileşim” odaklı sanal vitrinler yerine sokağın kalıcı sorunlarına harcanması hem hukuki bir sorumluluk hem de toplumsal bir zorunluluktur
Çünkü gerçek hizmet ile ekran parıltısı arasındaki bağ bir kez koptuğunda, o parıltılı algı kendi kendini tüketmeye mahkumdur.
Peki, sizce Arnavutköy’de bu sanal dünya ile sokağın gerçekliği arasındaki en derin çelişki şu an hangi alanda yaşanıyor?
Salih SÜTLAN
