
Haber: Salih SÜTLAN
Türkiye’ye yatırım yaparak vatandaşlık kazanan aileler, şimdi Türkiye’de kalabilmenin ve kurdukları düzeni koruyabilmenin mücadelesini veriyor. Vatandaşlığın geri alınması kararları; ikamet, seyahat, bankacılık işlemleri ve çocukların eğitimine uzanan sorunları beraberinde getiriyor.
Daha önce HAYATPARK’ta yaşanan ve haberleştirdiğimiz sürecin benzerinin, BABACAN ve VİRA İSTANBUL projelerinden taşınmaz satın alan kişiler bakımından da yaşandığı bildiriliyor. Resmî incelemelerden geçerek vatandaşlık kazanan yatırımcılar, sonradan ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları karşısında kendi durumlarının ayrı ayrı değerlendirilmesini istiyor.
Vatandaşlığı geri alınan çok sayıda kişinin avukatlığını üstlenen Avukat Bayram Kocamer’e ulaştık
Önceki dönemde aynı sorunla karşılaşan çok sayıda kişinin davalarını ve idari başvurularını takip eden Avukat Bayram Kocamer’e, yeni gelişmelerin yatırımcılar açısından ne anlama geldiğini sorduk.
Avukat Bayram Kocamer, kararların ailelerin bütün yaşamını etkilediğine dikkat çekti:
“Bu kararların arkasında aileler, çocuklar ve yıllar içinde kurulmuş hayatlar var. İnsanlar birikimlerini Türkiye’ye getirmiş, taşınmaz satın almış ve devletin incelemesinden sonra vatandaşlık kazanmıştır. Resmî onaylara güvenen yatırımcıların yaşadığı mağduriyet göz ardı edilmemelidir.”
”Bir projedeki usulsüzlük, her yatırımcının kusurlu olduğunu göstermez”
Projeye ilişkin iddialarla kişilerin bireysel durumlarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Avukat Bayram Kocamer, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir projede usulsüzlük tespit edilmesi, o projeden taşınmaz alan herkesin bilerek yanlış beyanda bulunduğunu göstermez. Gerçek ödeme kayıtları, başvuru belgeleri ve kişinin iddia edilen usulsüzlükle bağlantısı ayrı ayrı incelenmelidir. Devletin onayına güvenerek yatırım yapan insanlarla usulsüzlüğe bilerek katılan kişiler aynı şekilde değerlendirilemez.”
Avukat Bayram Kocamer, idarenin kendi denetim sorumluluğunu da gözetmesi gerektiğini vurguladı:
“İdarenin usulsüzlükleri araştırma görevi vardır. Ancak bu yapılırken iyi niyetli yatırımcıların hakları, aile bütünlüğü ve çocukların geleceği korunmalıdır. Devlet, her dosyada somut gerekçelere dayalı, daha dikkatli ve özenli bir değerlendirme yapmalıdır. Proje kaynaklı sorunların bütün sonuçlarının yatırımcılara yüklenmesi mağduriyeti büyütmektedir.”
Tebligat, ilk ifade ve dava süreleri kritik
Avukat Bayram Kocamer, yatırımcıların başka dosyaların sonucunu beklerken kendi başvuru sürelerini kaçırmaması gerektiği konusunda uyardı:
“Kararın gerekçesi ve tebliğ tarihi kontrol edilmeli, karar ile tebliğ belgesinin örneği saklanmalıdır. Tebligatı almamak süreyi güvenceye almaz. Vatandaşlık, uygunluk belgesi, ikamet ve sınır dışı işlemlerinin başvuru yolları farklı olabilir. Bir işlem için dava açılması, diğer işlemler bakımından da hakların korunduğu anlamına gelmez.”
Savcılık veya kollukta alınan ilk ifadelerin de önem taşıdığını belirten Avukat Bayram Kocamer, açıklamaların ödeme kayıtları ve başvuru belgeleriyle birlikte hazırlanması gerektiğini söyledi:
“Kişi hangi sıfatla ve hangi iddia nedeniyle ifadeye çağrıldığını öğrenmelidir. Hatırlanmayan ayrıntılar hakkında tahminde bulunulmamalı, tutanak okunmalı ve yanlış aktarılan hususlar düzeltilmelidir. Dil sorunu varsa tercüman desteği sağlanmalıdır.”
“Bu alandaki uygulama deneyimi önem taşıyor”
Konunun sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan farklı olduğunu belirten Avukat Bayram Kocamer, vatandaşlık hukuku, idari yargılama, ceza soruşturması ve ikamet süreçlerinin aynı dosyada kesişebildiğine dikkat çekti:
“Bu, oldukça spesifik ve uygulaması yaygın olarak bilinmeyen bir konu. Yalnızca vatandaşlık davasına odaklanılıp uygunluk belgesinin, ikamet başvurusunun veya eş ve çocukların durumunun gözden kaçırılması ek mağduriyetlere yol açabiliyor. Benzer dosyaları takip etmiş, sürecin farklı aşamalarını tecrübe etmiş hukukçularla çalışılması bu nedenle önemlidir.”
Avukat Bayram Kocamer, ana yatırımcı adına yapılan başvuruların bütün aileyi otomatik olarak koruduğunun varsayılmaması gerektiğini; eş ve çocukların statülerinin de ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Dava devam ederken mağduriyet büyümemeli”
Vatandaşlık davası sürerken ikamet ve diğer idari başvuruların da takip edilmesi gerektiğini belirten Avukat Bayram Kocamer, idarenin bu aşamadaki yaklaşımının önemine işaret etti:
“Bu ailelerin çocukları okula gidiyor, sağlık ihtiyaçları ve geçindirmek zorunda oldukları haneleri var. Hukuki süreç devam ederken insanların belirsizlik içinde kalmasını önleyecek, mevzuatın izin verdiği çözümler değerlendirilmelidir. Sonradan verilecek olumlu bir karar, kesintiye uğrayan eğitimi veya ailelerin yaşadığı bütün kayıpları telafi edemeyebilir.”
Avukat Bayram Kocamer, yaşanan sorunların Türkiye’ye duyulan yatırım güvenini de etkilediğini belirterek, “Gerçek yatırım yapan ve resmî onaylara güvenen kişilerin mağduriyetinin giderilmesi, hem ailelerin hakları hem de Türkiye’nin hukuki güvenlik algısı açısından önemlidir” dedi.
Yanıt bekleyen soru ise şu: Devletin onayına güvenerek Türkiye’de hayat kuran aileler, bu süreçte nasıl korunacak?
Vatandaşlığın geri alınması sürecinde yaşadığınız mağduriyetleri ve sorularınızı
Whatsapp üzerinde ve mail yoluyla bize ulaştırın
Whatsapp: 05428986416
[turkiyekenthaber@gmail.com ] adresine gönderebilirsiniz. Sorularınızı Av. Bayram Kocamer’e yönelterek kendisinden aldığımız yanıtları sizlere ileteceğiz.

