Geçtiğimiz yerel seçimlerde Arnavutköy halkının oylarıyla meclise giren bazı CHP’li meclis üyelerinin, işin içine çıkar ilişkileri girer girmez 103 yıllık bir partiyi bir çırpıda arkalarında bırakması, kamuoyunda derin bir rahatsızlık yarattı. Yanlışlar karşısında ilkeli bir duruş sergileyip mücadele etmek varken, kişisel ikbal ve yer kapma hırsıyla atılan bu adımlar, halkın iradesine vurulmuş açık bir darbedir. Şimdi bu isimler, halkın oylarını yeniden tazelemek için yeni limanlar arıyor; ancak unuttukları bir şey var: Arnavutköy seçmeni yapılanları da satanları da unutmaz.
Değişen Seçmen Yapısı ve Partiler Arasındaki Denge Hesapları
Hiçbir siyasi partinin mensubu olmayan, tarafsız ve objektif bir gözlemci merceğinden bakıldığında; Arnavutköy’ün siyasi tablosu artık eskisi gibi okunamıyor. Geçtiğimiz yerel seçimlerde kıl payı bir sonuçla seçimi alan AK Parti’nin bu sefer aynı avantajı koruyup koruyamayacağı büyük bir soru işareti. Çünkü Arnavutköy, her geçen gün demografik ve sosyolojik olarak yepyeni, sorgulayan bir seçmen profiliyle karşı karşıya.
- CHP’deki Bölünmenin Bedeli: Yaşanan bu kopuşlar ve iç çekişmeler, muhalefet cephesini güçlendirmek bir yana, tamamen marjinalleştiriyor. Halkın gözünde güven kaybeden bu hareketlilik, sandıkta birlik arayan seçmeni tamamen uzaklaştırıyor.
- MHP ve Cumhur İttifakı Denklemi: Geçtiğimiz dönemde AK Parti’nin başarısında kritik pay sahibi olan MHP’nin bu süreçte izleyeceği strateji hayati önem taşıyor. Eğer MHP kendi adayını çıkarmazsa, tabandaki milliyetçi-muhafazakar oylarda ciddi bir kayma yaşanması kaçınılmazdır. İktidar partisinin bu kez Arnavutköy’ü göğüslemesi her zamankinden çok daha çetin bir mücadeleye sahne olacak.
- DEM Parti Faktörü ve Meclis Dengeleri: Geçtiğimiz yerel seçimlerde CHP adayını destekleyen DEM Parti’nin bu seçimdeki tutumu tüm dengeleri altüst edebilir. Eğer bu kez kendi adayını çıkarmazsa, mecliste temsil hakkı elde edemeyecek ve seçimin figüranı konumuna düşecektir. Ancak kendi adayıyla sahneye çıkması durumunda, Arnavutköy meclisinde çok partili ve renkli bir yapı oluşacak; bu da ilçede yıllardır kendilerine göre bir düzen kurma hayali kuranların bütün hesaplarını suya düşürecektir.
Son Söz: Hesap Sandıkta Görülür
Bugün Arnavutköy’de yaşananlar açıkça göstermektedir ki; siyaseti halka hizmet aracı değil, bireysel çıkar kapısı olarak görenler, ilk seçimde sandık duvarına çarpmaya mahkûmdur. Siyasetçilerin koltuk hesaplarını halkın iradesinin üstünde tuttuğu bu düzende, kazanan yine samimiyetten, dürüstlükten ve ilkeden yana olanlar olacaktır.
Arnavutköy halkı, kendisine hizmet edenle kendi hesabını gören arasındaki farkı çok net görüyor. Ve o büyük gün geldiğinde, cevabını en net şekilde sandıkta verecektir.
Salih SÜTLAN
Gazeteci – Yazar – Şair
