Esenyurt’tan Türkiye geneline yayılan kriz
Esenyurt’ta yoğunlaşan dosyalar, aslında ülke genelinde benzer şekilde yürütülen işlemlerin sadece görünen yüzü. Antalya, Ankara ve diğer büyük şehirlerde de aynı gerekçelerle vatandaşlık iptalleri gündemde.
“Sapla saman karıştı” Tepkisi
Yetkililerin yürüttüğü incelemelerde, taşınmazların geçmişteki değerlerinin 250.000 doların altında olduğu iddiasıyla vatandaşlıklar iptal ediliyor. Ancak mağdurların en büyük tepkisi şu noktada birleşiyor:
“Gerçek usulsüzlük yapanlarla, dürüst şekilde yatırım yapanlar aynı kefeye konuluyor.”
Birçok yatırımcı:
Resmi ekspertiz raporlarına güvendi
Devlet onaylı süreçlerle vatandaşlık aldı
Tüm işlemlerini yasal çerçevede gerçekleştirdi
Bugün ise bu kişiler, hiçbir kusurları olmadan ağır sonuçlarla karşı karşıya.
“Devlete güvenen yatırımcı cezalandırılmamalı”
Uzmanlara göre sorun sadece hukuki değil; aynı zamanda Türkiye’nin yatırım güvenliği açısından kritik bir sınav.
İnşaat ve Ekspertiz detayı gölgede kaldı
Soruşturmalar kapsamında bazı şirket yöneticilerinin cezaevinde olduğu belirtilirken, mağdurlar şu soruyu soruyor:
“Hatalı işlem yapanlar belliyken neden herkes aynı şekilde cezalandırılıyor?”
İddialara göre bazı ekspertiz raporları gerçeği yansıtmasa da, bu durumu bilmeyen ve tamamen iyi niyetle hareket eden yatırımcılar da aynı yaptırımla karşı karşıya bırakılıyor.
Mağdurlar bir araya geliyor
Süreç ilerledikçe mağdurlar arasında örgütlenme hız kazandı. Ortak talepler net:
Dosyalar bireysel incelensin
İyi niyetli yatırımcılar korunsun
Toplu iptaller durdurulsun
En kritik çağrı ise birlik olunması yönünde.
Vatandaşlık İptallerinde Kritik Süreç: Gecikmeyin Uyarısı
Sürelerin işlemesi nedeniyle mağdurlar için zaman daralıyor.
Uzman Avukattan Kritik Uyarı
İdare hukuku alanında çalışan Avukat Bayram Kocamer, vatandaşlığı iptal edilen kişilerin süreci dikkatle takip etmesi gerektiğini belirtti.
Kocamer, idari işlemlere karşı dava açma sürelerinin sınırlı olduğuna dikkat çekerek, tebligat tarihinden itibaren yasal süreler içinde başvuru yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.
“Her dosyanın içeriği farklı olabilir. Bu nedenle kişilerin, hak kaybı yaşamamak adına süresi içinde hukuki durumlarını uzman kişilerle değerlendirmesi gerekir.” dedi.
Kocamer, kendisine ulaşan başvurular ve gelen talepler sonrasında çok sayıda kişinin ciddi mağduriyet yaşadığına bizzat şahit olduğunu belitti. İyi niyetli şekilde yatırım yaparak yasal prosedürleri tamamlayan kişilerin, sonradan ortaya çıkan idari işlemler nedeniyle belirsizlik içine sürüklenmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Yaşanan sorunlara devlet kurumlarının ivedilikle el atması, dosyaların tek tek incelenmesi ve mağduriyetleri giderecek adımların atılması gerektiğini söyledi.
Kocamer ayrıca, kusuru bulunmayan kişilerin toplu değerlendirmelerle aynı işlem kapsamına alınmasının hukuk devleti ilkesi, ölçülülük prensibi ve hukuki güvenlik esaslarıyla bağdaşmadığını vurguladı. İdarenin işlem tesis ederken kişilerin kazanılmış haklarını, iyi niyet durumunu ve somut olayın özelliklerini dikkate almak zorunda olduğunu belirten Kocamer, aksi uygulamaların hem yargı önünde iptal riski taşıdığını hem de kamu vicdanını zedelediğini ifade etti. Benzer durumda olan kişilerin süreci birlikte takip etmesinin, bilgi paylaşımı ve koordinasyon açısından faydalı olabileceğini söyledi
Konuyla ilgili farklı hukukçular da, toplu değerlendirme yerine her dosyanın bireysel incelenmesi gerektiği görüşünde birleşiyor. Uzman hukukçulardan destek alınması gerektiği belirtiliyor. Hukukçular, dava süresi kaçırılan dosyalarda telafisi güç sonuçlar doğabileceğini hatırlatıyor.
Son günlerde birçok mağdurun hukuki yol haritası için uzmanlara başvurduğu öğrenildi.
Uluslararası Kriz mağduriyeti Derinleştiriyor
Son dönemde yaşanan bölgesel gelişmeler nedeniyle:
İran başta olmak üzere birçok ülkeden uçuşlar aksadı
Türkiye’ye gelmek isteyen kişiler gelemedi
Tebligatlar yapılamadı
Ancak buna rağmen hukuki süreler işlemeye devam ediyor.
Bu durum, mağdurlar açısından ciddi bir risk oluşturuyor.
“Tebligat yok ama süre işliyor”
Hukuki süreçteki bu çelişki, en büyük mağduriyet başlıklarından biri haline geldi.
Yetkililere Çağrı: Ayrım yapılmalı
Mağdurlar ve hukukçuların ortak mesajı net:
“Sapla saman karıştırılmamalı.”
Gerçek usulsüzlük yapanlar tespit edilmeli
Ancak dürüst yatırımcılar korunmalı
Tüm dosyalar tek tek incelenmeli
Mağdurlar Birlik olun, Hakkınızı arayın
Bu süreçte en önemli adımlar:
Hızla hukuki destek almak
Ortak hareket etmek
Kamuoyu oluşturmak.
Mağdurlar vakit kaybetmeden hukuki desteğe erişmeli.
Esenyurt’ta başlayan bu kriz, artık sadece bir ilçe sorunu değil; Türkiye genelinde binlerce kişiyi ilgilendiren büyük bir hukuki ve insani meseleye dönüşmüş durumda.
Türkiye Kent Haber olarak bu sürecin takipçisi olacağız.
Özel Haber: Salih SÜTLAN
İletişim ve ihbar için WhatsApp hattımızdan bize yazın
0542 898 64 16
